7 Ocak 2013

Nar Ağacı

Ne zamandır kitap tanıtımı yapmamıştım,aslında okudum okumadım değil ama paylaşmaya fırsat olmadı...
Şu sıralarda da Nazan Bekiroğlu'nun Nar Ağacı romanını okuyorum,çok az kaldı bitmek üzere,
çok beğendim kitabı,sayfalarının arasında adeta sürüklendim,kendimi kaybettim,yeri geldi güldüm,yeri geldi ağladım evet evet hakikatten ağladım....
Oldukça sürükleyici,heyecan verici,insanı hiç sıkmayan,kasmayan adeta yazarın seninle karşılıklı konuşur gibi kaleme aldığı bir eser,o yüzden paylaşmak istedim....

"Sen öyle çağırmasan,ben böyle gelmezdim"
"Sen öyle çağırmasan,ben böyle gelmezdim" Nazan Bekiroğlu......Nar ağacı....
Büyük hanım başını salladı yemenisinin ucuyla gözlerini silerken.

Bütün sıkıntı zamanlarında daima tutunduğu müjde yine dilinin ucuna geldi: 

"Ey sıkıntı şiddetlen.Nasılsa geçeceksin" 

Ama,geçecekmiydi?
Ya geçmezseydi?

Nazan Bekiroğlu.....Nar Ağacı....

Nazan Bekiroğlundan Trabzon-Tebriz-Tiflis-Batum-İstanbul hattında geçen muhteşem bir roman. 

Balkan Savaşı döneminde başlayıp I. Dünya Savaşına uzanan bir öykü...

Trabzondan ve Tebrizden doğup birbirlerine doğru yol alan iki hayat; önce deli akan sonra durgunlaşan iki ırmak... Aslında çok ırmak... Tebrizin en büyük, en asil halı tüccarının deli fişek oğlu Settarhan ve Trabzonlu inci tanesi Zehra... 
Ateşin bakışlı ateşin duruşlu; ırmağını kendi bildiğince alev ateş akıtmayı seçen bir genç kız Azam. Adı ne aşk ne de dostluk olan bir duyguyla Settarhanın ırmağına dolanan Batumlu kitapçı Sophia. Acıyla yoğrulan, yoğruldukça durulaşan, kendi varlıklarını sevdiklerinin varlığında eriten Büyükhanım ve Hacıbey...
Ve hep kendi içine doğru akan, kendi ırmağını gencecik yaşta milleti için kurutan, Trabzonun "kırık kafiyesi" İsmail, ah İsmail...

İki büyük savaşın savurup yeniden şekillendirdiği hayatlar, muhaceret, mücadele, kader, farklı inançların aktığı ortak zemin, üç ülke ve üç sevda Nazan Bekiroğlunun mürekkebi aşk olan kaleminde buluştu. "Nar Ağacı" hayal kadar zengin, roman kadar güzel, tarih kadar gerçek bir hikâye… İncelikle işlenmiş karakterleri, son derece zengin detayları ve dönemi anlatmadaki maharetiyle okuyanı çarpacak ve yıllarca unutulmayacak bir kitap...

Detaylı bilgi ve birbirinden güzel resimler için Lütfen bir TIK
http://www.naragaci.com/index.php

11 yorum:

derin dedi ki...

uzunca bir yorum yazmıştım ama hata verdi, hepsi silindi malesef:(

bu arada 'nar ağacı' en kısa zamanda okuyacağım kitaplar listesinin başında yer alıyor...
sayende bir kat daha okuma isteğim arttı desem yalan olmaz..
eline, diline, yüreğine sağlık..

iyi olduğunu da umaraktan; bolca selam, çokca tebessüm bırakıyorum buraya:)
görüşmek üzere:)

sevgiler..

Gelibolu17 dedi ki...

Derin'im,
hoşgelmişisn,nasılsın?
Evet bazen banada yapıyor aynısını.
Neler yazmıştın çok merak ederim ben şimdi ama...

Bencede en kısa sürede okumalısın bana çok şey kattı bu kitap,severek okudum,tekrarda okurum hiç sıkılmadan...

Çok şükür iyiyim,idare ediyorum işte dünya meşgalesiyle,ve aleyküm selam canım görüşürüz,sevgiler,selamlar :)

Gelibolu17 dedi ki...

"Sen öyle çağırmasan ben böyle gelmezdim.....
Ben böyle çağırmasan,sen öyle gelmezdin"....

Nazan Bekiroğlu....Nar Ağacı...

Pabuc dedi ki...

Bu kitabın adını çok duydum ama okumak nasip olmadı.Gerçi ben artık kitap okumuyorum ama bu kitabı yine de not ettim alırım umarım...

"Sen öyle çağırmasan,ben böyle gelmezdim" sözü kitapta ne için söylenmiş bilemiyorum ama harika bir söz ,çok hoşuma gitti...Dua gibi iç sesin çağırıyor ve o çıkıyor sonra karşına..enteresan ve güzel..

Sevgiler...

Gelibolu17 dedi ki...

Pabuç,
hoşgeldin :)

Okumanı çok isterim ben...

Sözün kitapta ne için söylendiğini söylemem söylersem sırrı bozulur okuman lazım,bir yerde geçiyor sözün tamamı...

Gerçekten dua gibi,çok güzel bende sevdim,neyi ne için çağırdığımız çok önemli aslında keşke her zaman farkında olabilsek,çok geniş kapsamlı bir söz,üzerine bir kitap yazılabilir bu sözün bence....

Selamlar

eviminnuru dedi ki...

kitap arıyısı içindeydim bende iyi oldu hemen alıp okuyayım:))
sevgilier

Gelibolu17 dedi ki...

Eviminnuru,
mutlaka okumalısın canım okuduktan sonra sitesinide ziyaret edip romanda geçen yerleri görünce daha bir gerçekçi oluyor,lalettayn yazmış olmak için yazılmış bir roman olmadığını anlıyorsun,bayağı uğraşılıp emek harcanmış 4 yıl boyunca çalışmış yazar,,,o yüzden daha bir çok sevdim....Sevgiler

eda dedi ki...

mutlaka okumaya çalisicam,insallah ;)

Gelibolu17 dedi ki...

Eda,
mutlaka okumalısın canımm öpüyorum :)

Renklerle Yolculuk dedi ki...

Roman okumayalı uzun zaman oldu sanırım. :) Kütüphaneden "Savaş Ve Barış"ı alıp yarısına kadar bile okumaya tahammül edemeyince, öykülere yönelmiştim. Aslında ozamanlar da psikoloji ağırlıklı okuyordum ama şimdi hepsini terk ettim. Dini kitaplar okuyorum hep.

Gelibolu17 dedi ki...

Yolcu'm,
bende zaman zaman dini kitaplar okuyorum,hatta şu an elimde bir tane var,,,,,
selamlar sevgiler :)

Gelibolu'm