11 Haziran 2010

İslam'ın ışığında dini etkinliği-4-İslam'da kadın

(Hamile iken, doğururken veya lohusa iken ölen Müslüman kadın şehiddir.) [Taberani]

(Müslüman kadın, hamilelikten doğuma kadar ve çocuğu memeden kesene kadar Allah yolundaki mücahid gibi olup ölürse şehid sevabı verilir.) [Taberani]

(Müslüman kadın, hamile iken, gündüz saim, gece kaim ve Allah korkusu kendisinde galip olan bir mücahid sevabı hak eder. Onu ağrı tuttuğunda kendisine verilecek sevabı hiç kimse bilmez. Bebeğin her emişinde bir can ihya etmiş gibi sevap alır. Sütten kestiğinde ise, bir melek, onu takdir ederek, “haydi bir daha” der.) [Ebuşşeyh]
Saim = oruçlu demektir, kaim = gece kalkıp namaz kılmak, ibadet etmek demektir.

(Bir kadının kocası kendisinden razı olduğu halde hamile kaldığında Allah yolunda gündüz oruç tutup gece ibadet eden bir kişinin sevabı kadar ona sevap verilir. Doğum sancısı tutunca ona verilecek sevabı ancak Allahü teâlâ bilir. Doğum yapınca çocuğun emdiği her yudum süte karşılık kendisine bir sevap yazılır. Gece çocuk onu uykusuz bırakınca Allah rızası için 70 köle azat etmiş gibi sevap kazanır. Ey Selame, bunları söylemekteki maksadımı biliyor musun? Namusunu muhafaza eden, kocasına itaat eden ve kocasından gördüğü iyilikleri inkâr etmeyen saliha hanımları kastediyorum.) [Taberani]

(Kadın, kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Hiç bir şekilde doğru olamaz. Onu doğrultmaya çalışırsan kırarsın. Kadının kırılması boşanması demektir.) [Buhari]

Kur’an-ı kerimde, insana gelen musibetlerin, günahları sebebiyle geldiği bildirilmektedir. Fudayl bin İyad hazretleri, (Hanımım huysuzluk yapınca, dine aykırı bir iş yaptığımı anlardım. Hemen o işime tevbe edince, hanımın huysuzluğu da giderdi. Böylece tevbemin kabul edildiğini de anlardım) buyurdu. O halde, Müslüman erkek, hanımı ile iyi geçinir. Çünkü kadınların da, erkekler üzerinde hakları vardır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Hanımlarınızı üzmeyin. Onlar, Allahü teâlânın size emanetidir. Onlara yumuşak olun, iyilik edin!) [Müslim]

Cennete girecek ilk kadın
Babacığım cennete ilk önce kadınlardan kim girecek? diye sordu.
Peygamberimiz (s.a.s):
- Falan mahallede bir kadın var. O kadın ilk cennete girecek kadındır, buyurdular.
Hazreti Fatıma çok merak etmişti:
-Benden de mi evvel girecek babacığım? diye sordu.


Hazreti Peygamberimiz:
-Senden de evvel girecek. İstersen git de bir tanış. O zaman sen de neden önce onun gireceğini öğrenirsin, buyurdular.
Hazreti Fatıma'nın o kadın hakkındaki merakı iyice artmıştı. Bir gün kadının evini sora sora buldu, kapısını çaldı. İçerden ihtiyar bir kadın sesi duyuldu:
-Kim o?
Hazreti Fatıma, kendisini tanıtıp görüşmek istediğini söylediğinde kadın:
-Canım sana feda ey Allah Resulünün kızı sizinle çok görüşmek arzu ederdim. Fakat dışarı çıkmadığım için ziyaretinize gelemedim. Kocamdan izin almadan size kapıyı açamayacağım. Sizden çok özür dilerim. Yarın gelirseniz içeri girmeniz için izin alır kapıyı açarım, görüşürüz, dedi.
Hazreti Fatıma geri gitti, kadın da meseleyi anlatıp kocasından izin aldı. İkinci gün kadınla görüşeceğine emin olarak gelen Hazreti Fatıma yanına Hazreti Hasan'ı da alarak geldi. Kadının kapısını çalarak geldiğini bildirdi. Fakat kadın Hazreti Fatıma'nın yanınada bir çocuk bulunduğunun farkına varmıştı. Hazreti Fatıma'ya:
-Yanınızda bir de çocuk var. Ben yalnız sizin için izin almıştım. İçeri siz girebilirsiniz, fakat çocuk dışarıda kalır. İsterseniz yarın gelin onun için de izin alayım, beraber içeri girersiniz, dedi.
Hazreti Fatıma ikinci defa içeri giremeden geri döndü. üçüncü gün yanına Hazreti Hüseyin'i de alarak gitmişti. Kapıda yine aynı durumla karşılaşarak Hüseyin'i içeri alamayınca geri dönmek zorunda kaldı. dördüncü gün hep birden gittiklerinde kadın kocasından hepsi için izin almıştı. İçeri girdiler. Hazreti Fatıma bir de baktı ki, içerden kendisini karşılayan dışarda sesinden tanıdığı kadın değil. Genç ve güzel bir kadın... Hayretle sordu:
-Sizinle dışardan konuşurken sesiniz başka idi, şimdi başka, bu nasıl oluyor? dedi.
Kadın:
-Sizinle konuşurken sesim dışarı çıkmakta idi. Ben de sesimi yabancı erkek duyar da günaha girerim diye ağzıma taş parçası alarak konuşuyordum. Şimdi ise o taşı çıkardım, dedi.
Hazreti Fatıma'nın gözleri yaşarmıştı. Babasının neden cennete evvela bu kadının gireceğini söylediğini anladı.
Kadın Hazreti Fatıma (r.a.)'ya:
-Ey Allah Resulünün kızı! Acaba ben kocama karşı vazifemi ifa etmiş oluyormuyum? Allah beni kocama itaatsizlikten dolayı hesaba çeker diye korkuyorum, dedi.
Hazreti Fatıma babasının müjdesini bildirdi:
-Hayır! Sen bilakis babamın cennete ilk girecek kadın diye müjdelediği birisin. Hiçbir kadın sizin yaptığınızın onda birini bile yapamaz, dedi.
Ve cennete ilk girecek olan kadınla bir hayli sohbet ettikten sonra müsade isteyerek oradan ayrıldı.

Bu yazımı ev sahibemiz MEKNUN arkadaşıma gönderiyorum,
sevgiler,selamlar...

3 yorum:

anneminkiziyim dedi ki...

Merhabalar arkadasim, nerde o kadinlar. Allahim hepimizi affetsin. Disari sesimiz güzel ciksin diye bir akis incelirde inceliriz.
Allahim bizleri affetsin.
Sen icimize bak der, baska bir sey demeyiz, Allahim bizleri affetsin.
Güzel paylasimlarin icin Allah razi olsun, sevgilerimle....

kendimce dedi ki...

Ablam güzel bir metindi zevkle okudum tşk.
Kadınlar erkeklere bir emanettir. O zaman neden emanete ihanetlik ediliyor. Neden kadınlar şiddete, huzursuzluğa maruz bırakılıyor. Ve bir kısmı köle, hizmetçi muamelesi görüyor. Bizler müslümanız. Bu dünya da kimse kalıcı değil.
Ne zaman mezarlıkların yanından geçsem, toprağın altında yatan nicelerini düşünürüm. Bir zamanlar bizler gibi, hayata sıkı sıkı tutunmuş kişiler olarak aklıma gelir. O zaman öteki dünyada verilecek hesabı da düşünmek gerekir. Bu sözlerim, kadınlarına sahip çıkmayan, manevi işkence yapan beylere..Çoğunlukla Doğu yörelerimiz de hala, kadınlarımızı mal gibi satan erkeklere

Baharcicegi dedi ki...

rabbim kadinlara annelik gibi özel bir görev vermis sadece bu bile yeter rabbim katinda cok degerli kullari oldugumuzu bilmek
güzel bir hafta sonu dilegiyle

Gelibolu'm