Ne kadar uzun oldu bir ayı geçti galiba buralara uğramayalııı, ne ayıppp :)
Hiç insan blogundan 1 ay ayrı kalırmı...Kalmaması lazımm, bloggerların yüz karasımıyım neyimm :)
Aslında buralardayımm bloguma gelmediğimden nette durmadığım anlaşılmasın lütfen,,, netteyim buralardayım ayakkabı siparişleriyle ilgileniyorum, facebookta duruyorum, instagram, whatsapp derken epey vaktim gidiyor soru soranlara cevap verme sipariş alma iade değişimlerle uğraşmak bayağı beni uğraştırıyor..
Birde Ramazan ayı malum diğer blogumda etkinlik vardı oraya gelen tarifleri ekledim falan derken, sonra araya Bayram girdi e yaz mevsimi okullar tatill, çocuklarım evdeler, denizdi gezmeydi derken, burayı epey bir ihmal ettimm :)
Sağolsun Gül ablam ve Hanife beni merak etmişler hiç birinizi unutmadım aklımdasınız biliyorsunuz...
Ziyaretlerinize gelmesemde bloglarıma bir şeyler eklemesemde benim gönlüm sizlerle...
Geçen gün aklıma şey geldi epey bi güldüm kendi kendime...
Sevgili Bir yazarsam beni çok yönlü blogger seçmişti on parnanda on marifet bloggerlardan demiştiii....
Dedim kendi kendime hey gidi günler heyyy hani nerde kaldı on parnan nerde kaldı marifetinnn, koca yaz geçti Ağustos böceği gibi cırlamaktan öte gidemedinnn :) Bir kitabı bile bitiremedimm, örgülerimi özledimmm :) Bu arada Ağustos böceğini de pek severim her ne kadar kendisiyle tanışmamış olsam da :)
Belki birgün görmek kısmet olur... Ağustos doğduğum ay o yüzdenn :) Kışlık hazırlıklarım başladııı, Tarhana yoğurdumm, erişte makarnası kesicemm, turşu kurucamm, sonra kaşla göz arasında 3. katta salçamı bile yaptım söylemesi ayıppp :) Hepsini göstericemm,,,şimdi de okulların açılma telaşı var, küçük oğluşun okulu değişiyor yıllardır hemen karşımdaki okula giderken bu yıl başka bir okula gidecek ahhh şu bir türlü rayına otutturamadıkları eğitim öğretim sistemiii bir okul ilkokul olurken diğer okul ortaokul oluyor çocuklaırn ve öğretmenlerin düzeni değişiyor olan binalar mevcut öğrenci sayısına yeterli gelmiyor, ek sınıflar yapılıyor, bir şeyler yapılıyor ama hayırlısı olsun evlatlarımız hakkında inşallah...
Yaz mevsimini çok seviyorum sıcağı seviyorum, kışın tek sevdiğim yanı kar yağması :)
Keşke hep yaz olsa bak kaç gündür hava serinledi, gıcıklamalar aksırıklarda başladııı,Ramazan ayının yaza gelmesi çok güzel ama maalesef sahillerde oruç tutmak çok zor, oruç tutan tutmayana saygı göstermek zorunda gibi hissettiriyorlar resmen insana, koskocaman insanlar ellerinde yiyecekler içecekler sokaklarda cirit attı...Biraz daldan dalamı oldu bu yazı aaaaa evet öyle oldu neyse uzun süre ara verince
kusura bakmayın siz beni anladınız, zaten tüm imla hatalarıma rağmen beni bir tek siz anlıyorsunuz :)))
Düğünler olduuu bebekler olduuu, gidemediğim düğünler göremediğim gelinler damatlar olduu ama gönlüm onlarlaydııı,,,burada çok güzel şeyler oldu yıllardır ve olmaya da devam edecek inşallah...Sizler varolduğunuz sürece...Siz kendinizi biliyorsunuz, baş gözümle görmeyip gönül gözümle gördüğüm sevdiğim dostlar....
Bir kaç seyirlik fotoğraf ekleyip gideyim ben, görüşmek üzere inşallah...Selamlar olsunn hoş kalınız...
 |
Gelibolu'm da Bayraklı Baba Türbesi... Asıl adı Karacabey olan Bayraklı Baba osmanlı ordusunda bayraktarlık yapmıştır.1410 yılında düşmanla karşı karşıya gelen Karacabey,Düşmana karşı direnen karacabey kurtuluşu olmadığını anlayınca bayragı düşmana teslim etmemek için,çareler düşünür.Ya şehit olacaktır yada esir düşecektir.Bayragı“namus “ olarak düşünen Bayraklı Baba,bayragı parça parça koparır ve yutar.Bu sırada takviye kuvvetleri gelir.Düşman oaradan uzaklaştırılır.yaralı olan karacabey’e sancagın ne olduğu sorulur.Düşmana teslim etmemek için yuttuğunu söyler.Komutanın sözlerine inanmadığını gören Karacabey,elindeki keski pala ile karnını yarar ve kanla birlikte bayrak parçalarının da çıktığı görülür.yaptıı işin gururu ile son nefesini veren karacabey’in son sözleri “benim mezarımı buraya koyun ve üstünden hiç bayrak eksik olmasın” der. |
 |
| Başka bir kare hepsi benim gözümdennn :) |
 |
| Bayrak asılıcak az sonra :) |
 |
| Rüzgarla dans... |
 |
Gelibolu'daki fener 1856 yılında yapılmıştır. Gelibolunun simgelerinden olan fener Osmanlı döneminde başladığı gemilere yol gösterme görevini gün geçtikçe gelişerek o tarihten bu yana sürdürmektedir. Çanakkale Boğazı'ndan geçiş yapan yabancı gemi kaptanları feneri Gelibolu Light House adıyla kullanmaktadırlar. Çanakkale Boğazı'nın kritik noktasında bulunması fenerin önemini daha da arttırmaktadır. Rakım 20 metredir.. |
 |
| Gelibolu'mun Fethi 1354 İstanbul dan bile önce... |
 |
| Ahh o gemide bende olsaydımmm :) |
 |
Şişşttt nabıyonuzzzz Oltayla gemi yakalanırmı hiççç
|
Çekilin ordan gemiye zarar verceksiniz
 |
| Bu kareyi yakalamak için çok uğraştımm çook :) Değdi doğrusu.. |
 |
| Gitmeeee :) |
 |
| Deniz kenarından topladığım taşlar gibi kıymetli dostlarım var benim... |
 |
| Duru ve sakin... |
 |
Oyyy utanmasam içine girecekmişimmm :) Gemide kaçak yolcu varrrr :) Böyle de zoom yaparımmm samsunguma sağlık :) İyi ki de almışım... |