20 Şubat 2012

Osmanlı'da Deliler Musikiyle Tedavi Edilirdi...

Evet evet yanlış duymadınız aynen böyle oluyormuş,Osmanlı'nın zamanında :)
Bende diyordumki kendi kendime benim bu musiki dinleme merakım nerden geliyor ;)
Meğerse işin ucu teeeee dedelerimin zamanına dayanırmışta benim haberim yokmuş,inecem şimdi çocukluğuma,gidecem geçmişime başlıyacağım Ali babanın bir çiftliği varmışş çiftliğinde inekleri varmış diye söylemeye görecekler:)bu tür şarkılar hangi duygulara hitap ediyor acaba?
Şimdi efenim bu yazıyı yayınlayıp sizede okuttuktan sonra kapatıp pc yi bakacağım bakalım ben en çok hangi makam ları dinlemekten hoşlanıyorum,ona göre bir teşhis koyacağım kendi kendime :)
makam dediysek yok benim öyle makam sevdam koltuk kaygım,iktidar kavgam :) Musiki makamından bahsediyorum :)
"Ruh ve akıl hastaları 18.yüzyıla kadar Avrupa'da "şeytanla işbirliği yapan mel'un mahluk muamelesi görür,çok defa diri diri yakılırlarmış..Osmanlı'ya göreyse bu çeşit hastalar "meczup" imiş...Allah'ın cezbesine kapılmış zavallı,"Allahlık"insanlarmış...
Delilere ayrı hastanelerde bakılırmış,bu müesseselere "darüşşifa" halk arasında ise "tımarhane" denirmiş...Deliler burda musiki ile tedavi edilirmiş...
Hastalığın çeşidine göre Türk musikisi makamları kullanılırmış...
Hüzzam makamı:melal ve hüzün..
Saba makamı:keder ve ümitsizlik...
Ferahnak makamı:neşe,tabiat,kır ve bahar duygusunu...
Segah makamı:Dini ve tasavvufi zühd zevkini....
Uşşak makamı: derin aşk duygularını...
Mahur makamı:sert karakteriyle canlılığı...
Rast makamı:alicenap hislere hitap edermiş...
Hastalar yalnız musikiyle değil,özel yemekler,çiçekler ve manzaralar ilede tedavi edilirmiş...Özellikle kuş eti yedirilirmiş (heee buraya kadar her şey tamamda ben kuş etine karşıyım nolcak şimdi?ben kıyıpta yiyemem öyle cici kuşların etlerini :) tedavim yarım kaldı gördünüz mü? :)
Neyse ben döneyim çiçeklerime böceklerime manzaralarıma,tam yerine rast geldi manzara koydu gördünmü? "olacak o kadar"
Her hastanın odasına iki pencere konurmuş,pencereler genelikle gül bahçelerine bakarmış :)
bu yöntemlerle "meczup"lar yeniden topluma kazandırılırlarmış...
Sonracıııma müzikle delileri tedavi etme metodu 1956 yılında Amerika Birleşik Devletlerinde'de uygulanmaya başlamıştır...Bizden özenmişler,besbelli :)
Haydin hepinize güzel çiçekli böcekli manzaralı,bol demli çaylı günler olsun,yeni hafta size gönlünüzden geçen tüm güzellikleri getirsin :)
Hoş kalın efenim,,,selamlar olsun :)

4 yorum:

Noblesse dedi ki...

gerçekten de öyle müzik nasıl sinirlerimizi gevşetiyor, rahatlatıyor bizi...

Naliya dedi ki...

yüreğine sağlık sevgili gülcan.bugün okuduğum en güzel yazı .ya ben kemençeyi seviyorum acaba ben kime çekmişim :))

Elif'in defterinden (mndlna) dedi ki...

Edirne'deki sağlık külliyesi tamamen bunun için ayrılmış notlarımın arasında var anlatılacak ama henüz sıra gelmedi :(

Gelibolu17 dedi ki...

Noblesse,
evet canım beni çok rahatlatıyor gerçektende :) selamlar,teşekkürler...


Leyla,
teşekkürler canım,beğenmene sevindim :)
Kemençeyi araştırmak lazım,ama sanırım Karadenizli olmanın bir özelliği olsa gerek :) öpüyorum selamlar :)


Elif,
bekliyorum canım sen anlat biz dinleyelim :)selamlar olsun...

Gelibolu'm