6 Haziran 2011

Mimim,Mimin Ardına :)

Çok sevgili, "Buralarınsahibi" Mimlenmeyi ve mimlemeyi o kaddar çok sevmiş olacakki iki arada bir derede beni mimleyivermiş sağolsun :)
Ama ne yalan söyliyim bende bu mim in konusunu çok sevdim,ahanda tam benlik dedim,zorda olsa bir cevap yazmaya karar verdim...
Efendim,neymiş mimimizin konusu?

"Bir gün biri çıktı karşınıza farz edin. Ve “Hadi bana en çok sevdiğin kişiyi/şeyi ne kadar sevdiğini söyle” dedi ve ekledi “Çok’u cevap olarak kabul etmiyorum. Acele etmene de gerek yok. Düşün ve cevap ver. Benim vaktim çok, beklerim”.
Ne cevap verirdiniz? Sadece aşık olmak değil kasteddiğim, sevmek bu yazıda özne ama istemek, nefret etmek vb gibi diğer duygularda dahil aslında bu soruya
.
"

Diye güzel bir giriş yapmış Buralarınsahibi,ve devamını çok güzel getirmiş,bende dilim döndüğünce,klavyemin gücü yettiğince,netimin kotasınca :),devamını getireceğimi ümid ediyorum...

Söz konusu sevmek olunca akan sular dururmuş,hani fuzuli'ye sormuşlarya,sevmekmi yoksa sevilmekmi diye,fuzuli'de sevmek demiş,çünkü sevildiğinden asla emin olamazsın...
Bende karşılıksız sevmeyi seviyorum,Kocamı seviyorum,Rabbimin emaneti çocuklarımı seviyorum,sonra çiçekleri,doğayı,yağmuru,toprak kokusunu,çay içmeyi seviyorum,su içmeyi seviyorum,yağmurda yürümeyi daha çok seviyorum,denizi seyretmeyi,kuş cıvıltılarını,seviyorumda seviyorum işte ya,varmı diyeceğin :)

Su içmeyi demişkende aklıma şu hikaye geldi çok severim,sizinlede paylaşayım:

"Osmanlı Padişahlarından biri, kendisine her sözünde hikmet olan Lâleli Baba adında bir veliden bahsedilince bu zâtı merak edip ziyaretine gider. Büyük bir vêli olduğundan halkın asla şüphe etmediği bu zât, padişahın birçok sorusunu cevaplandırırken, dünyada en büyük nimetin ne olduğunu soran Sultan’a “Dünyada en büyük nimet, yiyip içtikten sonra ihtiyacını gidermektir.” der.

Padişah bu cevabı beğenmez. Hattâ bir bakıma kaba bir mânâ taşıyan bu nezaketsiz cevaptan sonra canı sıkılarak kalkıp gider.

O gece yediği yemeği, içtiği suyu dışarı çıkaramayan Sultan, sabaha kadar sarayın içinde dört döner. Güç bela eriştiği şafak vaktinde alel-acele bir abdest alır; namazını kıldıktan sonra, doğruca “Lâleli Baba’nın evine koşar. Gece sabaha kadar gözlerine uyku girmediğini, şafağı iple çektiğini, içinde bulunduğu zahmetten kurtulması için dua istediğini yalvarırcasına anlatır.

Lâleli Baba, “Allah’ın nice nimetlerine sahip olduğumuz halde, alışkanlık sebebiyle bunların kıymetini bilmiyoruz. Yiyip içtikten sonra ihtiyaç gidermenin büyük bir nimet olduğunu şimdi öğrendiniz, değil mi?” der ve ilâve eder: “Eğer yaptırdığınız şu camiyi bana bağışlar ve padişahlığınızı da, bütün yetkileriyle birlikte bana bırakırsanız, kurtulmanız için dua ederim.”

Camiyi derhal bağışladığını, bu andan itibaren “Lâleli Câmii” olduğunu bildiren padişah, saltanatını veremeyeceğini ifade etmek isterse de, artık tahammülü tükenmekte olduğu için, nihayet saltanattan da vazgeçtiğini, yeter ki içinde bulunduğu sıkıntıdan kurtarılması için dua etmesini rica eder. Lâleli Baba, o zaman şu karşılığı verir: “Bir saltanat ki, ihtiyaç gidermeye feda ediliyor; doğrusu buna saltanat demeye bin şâhid ister!”

Lâleli Baba’nın duasını ancak bu şekilde alan Sultan, içinde bulunduğu halden hemen kurtulur. Yaptırmış olduğu camii, Lâleli Baba’ya bağışladığı için de, bu cami onun adına izâfeten “Lâleli Camii” diye anılır.

Evet, sadece ihtiyaç gidererek içimizdeki pisliği temizleyebilmemizin ne değerli bir nimet olduğunu bu misalle anlamaya çalışmalı ve ihtiyacımızı giderdikten sonra,

“Benden eziyet verici şeyi giderici ve bana âfiyet verici Allah’a hamd olsun” demeliyiz"
(ALINTI)

Ama tüm bunları severken,şükretmeyi seviyorum,duyan kulağım için,gören gözüm için (her ne kadar 1 haftayı aşkın bir süredir gözüm hasta olsada,bu yazıyı zor yazsamda) Buda geçecek inşallah Rabbimin izniyle diyorum,Allah beterinden korusun diyorum,Duyduğum her sevgide,çektiğim her acıda biraz daha olgunlaşıp Hak'ka yürümeyi seviyorum...
Aslında gönül dostları bu sevdiğimi saydıklarımın ölçüsü ne kadar biliyormusunuz?

"Kıymetini bildiğim kadar"

Her ayağım sendelediğinde,her tökezlediğimde,her dizlerim kanadığında,her içim acıdığında tekrar ayağa kalkıpta üstümü başımı silkeleyip doğru bildiğim yolda yürümeye devam edebiliyorsam,aza kanaat edip,elimde olanların değerini biliyorsam eğer,gözümü benden yükseklere değilde,benden aşağılara dikebiliyorsam,sevdiğim şeyleri,kişileri hakikattende,Çoook değil,milyonlarca değil, "Kıymetini bildiğim kadar" seviyorum....
Çünkü bir varlığın,kimsenin,eşyanın kıymetini bilmiyorsanız,onu yeteri kadar sevmiyorsunuz demektir....

İşte gönül dostları ben o yüzden belkide, bu şarkıyı dinlerken ayrı bir huzur buluyorum,ayrı bir mutlu oluyorum,güne bu şarkıyla başlayyıp,günü bu şarkıyla bitirmek istiyorum...
Bu şarkıda Meleğim'in

"Güne başlamak istediğin şarkı nedir ? Tek bir tane ama her gün çalsa bıkmayacağım dediğin şarkı ?"

Konulu miminede cevaben gelsin...



Kendinize çok iyi bakın,Allah'a emanet olun...
Hazır fırsatını bulmuşken Üç Aylarımız hayırlara vesile olsun,Rabbim inşallah üç ayları hayırlısıyla değerlendirmeyi nasip etsin cümlemize...

Receb ayı üç ayların başlangıcı, tövbe mevsiminin başlangıcıdır. Tevbe istiğfar edilmelidir. Tövbe Allaha dönüş demektir.

"Allahümme bârik lenâ fi Recebe ve Şabane ve belliğnâ Ramazân"

10 yorum:

Gelibolu17 dedi ki...

Ve aleyküm selam arkadaşlar hoşgeldiniz,ben yazıyı yayınlayıp çıkıyorum…Yorumlamaya layık bulupta eğer yorumlarsanız,tekrar döndüğümde zevkle onaylarım yorumlarınızı,tekrar görüşmek üzere,,,Hoş-Kalın…sevgiler,selamlar olsun

Yıldız dedi ki...

Vayyy gelibolum
döktürmüşsün yine güzel bir yazı olmuş yüreğine klavyene sağlık...
Biz de seni çok seviyoruzzz..
Kocaman kocannnnnnnnnn

Gelibolu17 dedi ki...

Meleğim,bu mimlerini hiç üşenmeyip saymış,tamtamına 19 tane mimi olmuş kendisinin,bende en kısa zamanda kendi mimlerimi ve sobelerimi sayıp açık arttırmaya çıkaracağım :)kaç tane oldular acaba ya gerçekten merak ettim,biri saysaya hayrına :)

Gelibolu17 dedi ki...

Yıldız,Bloggerin yıldızı hoşgeldin...Çok teşekkürler....Öpüyorum,selamlar olsun...bende seni seviyorum,sağlıcakla kal :)

neslinnce dedi ki...

Gelibolum çok tatlısın çoook. Bayıldım yazına. Gözüne de acil şifalar diliyorum hayatım. Allahım tez zamanda iyileştirsin senii. öpüyoruuum :)

Gelibolu17 dedi ki...

Neslinnce,hoşgelmişsin canım...Çok teşekkürler,sende öylesin :)
Bende öperim,sevgiyle kal,selamlar :)

blogmame.com dedi ki...

http://www.blogmame.com/2011/06/blogger-ve-blogspot-yarsmas.html


Blog Yarışmasında sizide aramızda görmekten mutluluk duyarız. Eğer bloğunuz birazcık olsun tanınsın istiyorsanız blog yarışmamıza katılın şimdiden iddalı üyelerimiz çoğalıyor...

Özellikle Davetlimsiniz...

vişnap dedi ki...

Canım Gelibolum merhaba eline sağlık çok güzel olmuş mim yazın :)

vişnap dedi ki...

Canım Gelibolum harika cevap olmuş yazını çok beğendim yüreğine sağlık:) sevgiler:)

Gelibolu17 dedi ki...

Ayşegül hoşgelmişsin :) Teşekkürler...Gelcem ziyaretine,sevgiler,selamlar :)

Gelibolu'm