19 Temmuz 2010

Kullar gitmesede,Yollar gider Allah'a

Sözsüz konuşabilmek güzel şey olsa gerektir.
Susmak ve anlamak, susarak anlatmak güzel şey.
Kelimeler elbette konuşabilmemiz için var.
Ama sükûtun bir ihtişamı yok mu sizce de?

Hani iki talebesi bir ALLAH dostunu ziyarete giderler.
Ahir ömründe bize bir sohbet, bir nasihat eder ümidiyle.
Otururlar saatlerce, ne bir tek söz, ne bir sohbet
" Canı sıkılır iki arkadaşın. Müsaade isteyip kalkarlar.
Kapıya geldiklerinde aralarında konuşmaktadırlar,
üstadımız niye sohbet etmedi, diyerek.
Fısıldaşmaları duyan evin hanımı seslenir arkalarından;
-Yazık size, hiçbir şey duymadınız öyle mi?
Oysa o neler anlattı size
" Susarak anlatmak zor şey galiba, susulanları anlatmak zor şey.

Hazreti Mevlana talebelerine sohbet ederken,
ALLAH'ı tanıyan susar, der.
Talebelerden birisi o günden sonra hiç konuşmaz olur.
Günlerce sükût edip oturur kendi halinde.
Bu durumu fark eden Mevlana,niye sustuğunu sorar genç adama.
Efendim siz demiştiniz ki,
ALLAH'ı tanıyan susar, ben onun için...
Güler Mevlana:
-Öyle değil, der,
ALLAH'ı tanıyan ALLAH'tan gayrısına susar.
Onun konuştuğu ALLAH olur artık,
ondan konuşan ALLAH olur.

Bu meselenin özünü idrak etmek bize uzak belki.
Ama daima susup,
bakışlarıyla insanların halini bir güzel tanıyanlar anlayacaklar ne demek istediğimizi.
Kitaplarda nice içinden çıkılmaz meseleler vardır ki,
sözün anlayamayacağını fark edince bir mısra yazarlar:
"Tatmayan bilmez."
Tatmayan nasıl bilsin ki?Tadanlarda konuşmazlar nedense.

"Âşık susarsa, arif konuşursa helak olur."
denmesi bundan olsa gerektir.
Vaktiyle gül kokulu meclislere aşina bir derviş,
memleketinden uzaklara gitmek zorunda kalmış.
Ruhu beden gurbetinde mahpus olan insan,
bir de bedeni ile giderse siz düşünün halini!
Ne halden anlayan bir dost, ne kapısını çalabileceği bir yaran,
ne aynı dilden konuşabildiği bir yoldaş..
Böyle zamanlarda daha bir özlenir arkada bırakılanlar, daha bir iç yakar muhabbetin iştiyakı
Derviş,
bir gece vakti yalnızlığın ne menem bir şey olduğunu iliklerine kadar duyarak yürürken,
yanından geçmekte olduğu evden gelen bir kokuyla sendelemiş.
Bir muhabbet, bir neşe, bir tanıdık his ...
Eve doğru yürümüş. Bahçe kapısından içeri süzülünce kalbinin atışları hızlanmış,
muhabbet kokusu bir başka yakmış içini,
ayakları bedenini taşıyamaz olmuş, kapının önüne gelip oracıkta boynunu büküp beklemeye koyulmuş.
Kapı aralandığında,
karşısındaki hiç tanımadığı ama ezelden aşina olduğu kişiye sarılmamak için zor tutmuş kendini.
Susmuş ve beklemeye koyulmuş.
Tebessüm ederek içeri dönen ev sahibi, elinde ağzına kadar su dolu bir kâse ile geri gelmiş.
Bu kez yüzünde bir hüzün, gözlerinde mahcubiyet, dudaklarında sükût....
Kapının önünde mahzun bekleyen derviş başını hafifçe kaldırıp kâseyi görünce,
hemen yanı başındaki gülün bir kırmızı yaprağını koparıp, zarafetle bırakmış suyun üstüne..

Ne su taşmış, ne de ağırlaşmış kâse gül yaprağıyla.

Kâsenin oracığa bırakılmasıyla birbirlerine sarılmış iki ebed dostu.
Bu başka bir lisan galiba.
Sadece ehlinin bildiği, ehil olmayanların ise sadece hakkında konuştukları bambaşka bir lisan.

Tevekkeli dememiş
"Bilen söylemez, söyleyen bilmez." diyenler.
Susmak zor iş belli ki.
Alemlerin Efendisi
"Susan kurtulur" buyurmuşlar.
Haydi dilinizi susturmayı başardınız diyelim, ya kalbin susması...
Bir de kalp var. Marifet onu susturmakta.
Peki o nasıl olacak?

Kalbe sizin iradeniz dışında bir tek hissin bile gelmemesi..
"Tatmayan bilmez."
Vesselam....

Rasulallah s.a.v. ;

"Susmak huyların efendisidir.."

Sen yöremize gelirsen, göreceksin ey Şems..
"Huyumuz sadece susmak olmuş bizim SUSMAK "
Hz.Pîr
- İnsan sevdiğine götürdüğü şeyi sayar mı hiç...


Bir derviş bir kucak elmayla
bayırlar aşan bir genç kıza rastgelmiş.
Derviş:
nereye gidersin o kucağına doldurduğun da nedir?
diye sormuş
Uzak bir tarlayı işaret ederek
sevdiğim orda çalışıyor
ona elma götürüyorum demiş kız.
Derviş kaç tane ? diye sormuş birden
Kız gayet sakin bir halde demiş ki :

- İnsan sevdiğine götürdüğü şeyi sayar mı hiç...

Usulca koparmış derviş
zikir çektiği elindeki tesbihini..

7 yorum:

gönülüniversitesi dedi ki...

bilen söylemez söyleyen bilmez
elinize sağlık tşk

gönülüniversitesi dedi ki...

her yol ALLAHA GİDER ELBET AMA
HZ ALLAH LA MEVCUDA İLLALLAHDIR
YANİ HERYERDEDİR ZAMANDAN MEKANDAN
MÜNEZZEHTİR

Melekperim Su dedi ki...

canım çok teşekkür ediyorum.. insan sevdiğine götürdüğü şeyi sayar mı hiç.. çok güzel çok duygulandım..

hanife dedi ki...

güzel demek az bu sözlere yüreğine sağlık

Adsız dedi ki...

Nasıl dont sitenizin mobil biçimde görüntülendiği gelip? benim netbook bir şey görüntüleyemez.

gül dedi ki...

İnsan sevdiği bloğa yazmadan geçermi ki :) geçemez tabii ki:) sevdiğine verdiği ni saymadiği gibi.Çok güzel di yazıda,tabiiki karanfilli,ihlamurlu çay da.Allah razı olsun.Şalınıda güle güle kullan kardeşim.Hayırlı günler.

Gelibolu17 dedi ki...

Gül ablam,hoşgelmişsin...sağolasın ayaklarına sağlık,ben bugünlerde gelemiyorum sizlere,inşallah gelicem bende kahve içmeye :) selamlar...

Gelibolu'm