8 Mart 2010

8 MART HAKKINDA

"Ey insanlar!

"Kadinlarin haklarini gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanizi tavsiye ederim Siz kadinlari, Allah'in

emaneti olarak aldiniz ve onlarin namusunu kendinize Allah'in emriyle helal kildiniz Sizin kadinlar üzerinde

hakkiniz, kadinlarin da sizin üzerinizde hakki vardir Sizin kadinlar üzerindeki hakkinizi; yataginizi hic

kimseye cignetmemeleri, hoslanmadiginiz kimseleri izininiz olmadikca evlerinize almamalaridir Eger

gelmesine müsade etmediginiz bir kimseyi evinize alirlarsa, Allah, size onlarin yataklarinda yalniz

burakmaniza ve daha olmasza hafifce dövüp sakindirmaniza izin vermistir Kadinlarin da sizin üzerinizdeki

haklari, mesru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir
HzMuhammed(sav)

Peygamberimiz(sav) kızı Hz Fatıma’ya (sa) hitaben şöyle buyurmuştur: "Ey Fatıma, her hangi bir kadın güzel bir şekilde süslenir ve güzel bir elbiseyle evinden çıkarak insanların dikkatini üzerinde toplar ve kendisine bakmalarını sağlarsa, yedi göğün ve yerlerin melekleri ona lanet eder ve ölüp de cehenneme girinceye kadar, Allah’ın gazabına mazhar olur (Elbette tevbe edip dönüş yapar ve bir daha tekrarlamazsa o başka)"

Hz Ali (as) Peygamberimiz(sav)'den şöyle duyduğunu naklediyor: "Zamanların en kötüsü olan ve kıyametin yaklaştığı bir zaman olan ahırüz-zamanda, bir çok kadınlar olacak ki örtülü oldukları halde çıplaktırlar; süslerini gösterirler; dinden çıkıp fitnelere girerler; şehvetlere yönelirler; nefsani lezzetlere koşarlar ve haramları mubah kılarlar Onlar cehenneme girip orada ebedi olarak kalacaklardır

HzMuhammed(sav)'den yine şöyle rivayet edilmiştir: "Kadın zarar görmeye müsait bir varlıktır; şeytan onun yanı başını kesiverir (Onun için ya dışarıya çıkmamalı, yada çıktığında çok dikkatli olmalıdır)"

Resul-i Ekrem (sav): "Kim namahrem bir kadınla tokalaşırsa, Allah-u Teala’yı gazaplandırır"

Bir yerde, zina ve riba çoğalırsa, o yerin halkı, belaya maruz kalırHakim

Erkekler, kadınlara itaat ederlerse mahvolurlar
Hakim

Kadınlarla istişare edin, fakat söylediklerinin aksini yapın
Şir'a

Allah'a yemin ederim ki, üm­metimden öyle insanlar gelecek, onlar nankörlük, kibir, çalgı, eğlen­ce ve oyun île haşr-u neşr olacaklardır İşte bunlar, haramı helâl ta­nıdıkları, ırlayıcı, türkü ve şarkıcı kadınlar bulundurdukları, içki iç­tikleri ve riba yiyip ipek giydikleri için maymun ve domuz olarak sabahlayacaklardır
HzMuhammed(sav)


8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı.

26 - 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka'nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

İlk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı ve değişen tarihlerde fakat her zaman ilkbaharda anılıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921'de Moskova'da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı'nda gerçekleşti. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında bazı ülkelerde anılması yasaklanan Dünya Kadınlar Günü, 1960'lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri'nde de anmaya başlanmasıyla daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart'ın "Dünya Kadınlar Günü" olarak anılmasını kabul etti. Birleşmiş Milletler'in sitesinde günün tarihine ilişkin bölümde, kutlamanın New York'ta ölen işçilerin anısına yapıldığı yazılmamıştır

Türkiye'de 8 Mart Kadınlar Günü

Türkiye'de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında daha yaygın olarak kutlandı ve sokağa taşındı. "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programından Türkiye'nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapıldı. 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi'nden sonra dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmadı. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından "Dünya Kadınlar Günü" kutlanmaya başlandı.

KUTLU OLSUN EFENDİM....
SEVGİLERİMLE....

7 yorum:

LEZİZCE dedi ki...

Canım arkadaşım yazını beğenerek okudum.Dünya kadınlar günün kutlu olsun canım.

Elzemhobby dedi ki...

Selamlar Geliboluya.YENİ HAFTA GÜZELLİKLER GETİRSİN HEPİMİZE.

umutluhayat dedi ki...

bende sizin ve tüm kadınların kadınlar gününü kutlarım

hayatcemresi dedi ki...

Sevgili kardeşim,duyarlılığın için teşekkürler,ancak dikkatimi çeken şu hadis ve benzerleri mevzu yani uydurma hadislerdir,aslı yoktur.

"Kadınlarla istişare edin, fakat söylediklerinin aksini yapın"
Şir'a

Vereceğim şu adresten bakabilirsin.

http://forum.filistinetkinlik.com/index.php?topic=13201.60

Ayrıca Hudeybiyede yaşanan şu olay bu hadisin uydurma olduğunun en açık göstergesi:

Resûl-i Ekrem Efendimiz, muâhede ve musalaha işini bitirdikten sonra, Sahabîlere, "Artık kalkınız, kurbanlıklarımızı kesip sonra başlarınızı tıraş ediniz" diye seslendi.18

Ne var ki, Hz. Resûlullaha sonsuz hürmet ve muhabbetlerine rağmen Sahabîlerin hiçbirinde bu emir karşısında bir hareket görülmedi. Peygamber Efendimiz, emrini ikinci bir kez tekrarlamak zorunda kaldı:

"Kalkınız, kurbanlıklarınızı kesip, sonra başlarınızı tıraş ediniz."

Fakat, Sahabîler aynı şekilde sanki bu emri duymamış gibi davranıyor, kurban kesme ve tıraş olma işine başlamıyorlardı. Resûl-i Ekrem emrini üçüncü kere tekrarladı:

"Kalkınız, kurbanlıklarınızı kesip, sonra başlarınızı tıraş ediniz"19 buyurdu.

Yine Sahabîlerden bu konuda bir hareket görülmedi. Emrini üç kere tekrarlamasına rağmen, Ashabdan kimsenin kalkmadığını gören Hz.Fahr-i Âlem, dönüp hanımı Hz. Ümmü Seleme'nin yanına gitti.

"Ey Ümmü Seleme! Nedir şu halkın tutumu? Onlara; kurbanlıklarınızı kesiniz, başlarınızı tıraş ediniz diye tekrar tekrar söylüyorum. Fakat hiç biri emrime icabet etmiyor" diyerek Sahabîlerin bu durumundan şikâyet etti.20

Müstesna zekâ ve fazilet sahibi olan Hz. Ümmü Seleme şöyle dedi:

"Yâ Nebiyyallah! Bu işi yapmak istiyor musunuz? O halde şimdi dışarı çıkınız, sonra kurbanlık develerini kesinceye ve berberini çağırıp o seni tıraş edinceye kadar Ashabdan hiçbirisine bir kelime bile söylemeyin. Çünkü, sen kurbanını kesecek ve tıraş olacak olursan, halk da öyle yapar."21

Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (a.s.m.), dışarı çıktı. Hiç kimseyle görüşmeden ve hiç kimseye birşey söylemeden, ihramını sağ koltuğu altından çıkarıp sol omuzuna attı. Kurbanlık develerini kesti. Ve berberi Huzaâlı Hıraş bin Ümeyye'yi çağırıp tıraş oldu.22
Bunu gören Sahabîler de derhal kurbanlık develerini kesmeye ve başlarını tıraş ettirmeye başladılar. Hz. Ümmü Seleme der ki: "Kurbanlıklara öylesine koştular, öylesine yığıldılar ki, neredeyse birbirlerine ezeceklerdi."23

Sahabîlerin, Resûlullaha muhalefet etmek için tekrarlanan emrini yerine getirmeyip bekledikleri elbette söylenemez. Belki onlar, çok ağır buldukları muâhede ve musalaha hükümlerinin vahiy ile ortadan kaldırılacağını düşünüyor ve bu vahiy ile Peygamber Efendimizin (a.s.m.), verdiği emirden vazgeçeceğini umuyorlardı. En azından, umre amellerini tamamlayabilmek için Mekke'ye girmelerinin temin edilebileceğini ümit ediyorlardı. Bunun gerçekleşmesi için de bekliyorlardı. Nitekim, bu hususta herhangi bir vahyin inmediğini ve Hz. Resûlullahın da kurbanlık develerini kesip, mübârek başlarını tıraş ettirdiğini görünce, onların da Resûl-i Kibriyâya (a.s.m.), muhalefet etmiş duruma düşmemek için süratle kurbanlık develerini kesmeye ve başlarını tıraş ettirmeye başladıkları görülüyordu.

Bu hadiseden, Ayrıca Hz. Ümmü Seleme'nin de müstesna bir zekâ ve fazilete sahip olduğunu anlıyoruz. Hattâ, "Ümmü Seleme'nin Hudeybiye'de gösterdiği dirâyet ve fetâneti İslâm tarihinde hiç bir kadın göstermemiştir"24 denilmiştir.

http://www.sorularlaislamiyet.com/subpage.php?s=article&aid=5836

Pembe Tatlar dedi ki...

Dünya kadınlar günümüz kutlu olsun canım...

aksungur46 dedi ki...

canım yazını çok beğendim.ben iyiyim.örüyorum,dikiyorum.günleri geçiriyorum işte sevgilerimi gönderdim.sağlıkla kalın

http.belguzaranne.blogspot.com dedi ki...

SELAM GUZEL YAZINA TEŞEKKÜRLER SEVGILER

Gelibolu'm